33,2309$% 0.34
36,2864€% 1.28
2.608,03%0,23
4.231,00%0,63
10.473,47%-3,01
1963135฿%-1.9886
91455Ξ%-4.87433
TÜMİDER Başkanı Ali Haydar Şeyhun, resmi kurumların onayıyla yürütülen işlemler nedeniyle yatırım yapan vatandaş ve müteahhitlerin hedef gösterilemeyeceğini belirterek, “Biz algıyla değil, hukukla konuşuyoruz.” mesajını verdi. İşte O Açıklama;
Son günlerde Tuzla’da yıllardır devam eden Emsal Transferi süreciyle ilgili yapılan siyasi açıklamaları dikkatle takip ediyoruz.
Özellikle Tuzla Belediye Başkanı Sayın Eren Ali Bingöl’ün siyasi parti değişikliğinin ardından, yaklaşık 23 aydır sessiz kalan bazı siyasi aktörlerin bu konu hakkında peş peşe açıklamalar yapmaya başlaması kamuoyunun dikkatine sunulması gereken önemli bir husustur.
Öncelikle açıkça ifade etmek isteriz ki; Tuzla’da faaliyet gösteren müteahhitleri, yatırımcıları, kamu görevlilerini ve bu süreçte resmi işlemlere güvenerek hareket eden binlerce vatandaşı hiçbir somut yargı kararı olmadan zan altında bırakmak, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
Bizler siyasetin tarafı değiliz.
Bizler; yürürlükte bulunan mevzuata, belediye meclisi kararlarına, encümen kararlarına, ilgili idarelerin düzenlediği resmi belgelere ve verilen ruhsatlara güvenerek yatırım yapan iş insanlarıyız.
Emsal transferi haklarımızı hiçbir ayrıcalıkla elde etmedik. Tüm işlemlerimizi ilgili kurumların belirlediği usul ve esaslara uygun şekilde, resmi başvurularımızı yaparak, resmi evraklarımızı eksiksiz tamamlayarak ve belirlenen bedelleri ödeyerek gerçekleştirdik.
Yani bugün tartışma konusu yapılan haklar; gizli yollarla değil, bizzat kamu kurumlarının denetiminde, kayıt altındaki resmi işlemlerle ve bedelleri ödenerek kullanılmış haklardır.
Dolayısıyla bugün devletin ve belediyelerin resmi işlemlerine güvenerek hareket eden müteahhitlerin ve vatandaşların, hiçbir somut yargı kararı olmaksızın haksız kazanç sağlamış gibi gösterilmesi kabul edilemez.
Burada kamuoyunun cevap beklediği çok önemli sorular bulunmaktadır.
2019 yılından bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cumhuriyet Halk Partisi yönetimindedir. Bu süre boyunca Emsal Transferi uygulamaları devam etmiş, ilgili dosyalar kamu kurumlarının bilgisi ve denetimi içerisinde işlem görmüştür.
Eğer bugün iddia edildiği gibi ortada hukuka aykırı bir durum varsa;
– 2019 yılından bugüne kadar neden herhangi bir dava açılmamıştır?
– Neden encümen kararlarına herhangi bir hukuki itiraz yapılmamıştır?
– Neden İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde veya Tuzla Belediye Meclisi’nde bu konuda kamuoyuna yansıyan bir itiraz, şerh veya uyarı yapılmamıştır?
– Neden Cumhuriyet Halk Partili meclis üyeleri, encümen üyeleri veya ilgili yöneticiler tarafından vatandaşları ya da müteahhitleri uyaracak herhangi bir açıklama yapılmamıştır?
– Neden “Bu uygulama hukuka aykırıdır, işlem yapmayın.” şeklinde tek bir resmi uyarı dahi yapılmamıştır?
– Neden sektör temsilcilerinin ve derneklerin görüşme talepleri karşılıksız bırakılmıştır?
– Ve en önemlisi, yaklaşık 23 ay boyunca vatandaşların ve müteahhitlerin yaşadığı ağır mağduriyete neden sessiz kalınmış, neden seyirci kalınmıştır?
Bugün geriye dönük değerlendirmelerle müteahhitleri ve vatandaşları suçlamak kolaydır. Ancak asıl cevap verilmesi gereken soru şudur:
Eğer gerçekten hukuka aykırı bir uygulama olduğu düşünülüyorsa, 2019 yılından bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimindeyken neden bu işlemler durdurulmamıştır? Neden vatandaşlar ve müteahhitler zamanında uyarılmamıştır? Neden yaklaşık 23 ay boyunca yaşanan mağduriyetlerin büyümesine göz yumulmuştur?
Çünkü bizler, devletimizin ve belediyelerimizin düzenlediği resmi evraklara güvenmek zorundayız.
Bir müteahhidin; belediye meclislerinden geçen kararların, encümen kararlarının, verilen ruhsatların ve resmi belgelerin hukuka aykırı olduğunu, ilgili kamu kurumları ve denetim makamları herhangi bir itiraz ortaya koymamışken kendiliğinden tespit etmesi nasıl beklenebilir?
Hukuk devletinde esas olan, vatandaşın ve yatırımcının devletin resmi işlemlerine güvenmesidir. Resmi kurumların onayıyla yürütülen işlemlerin sorumluluğu, bu işlemlere güvenerek yatırım yapan müteahhitlere ve vatandaşlara yüklenemez.
Bugün yaklaşık 50 bin Tuzlalı vatandaş, evini kentsel dönüşüm için teslim etmiş olmasına rağmen yeni konutuna kavuşamamış, binlerce aile belirsizlik içerisinde bırakılmış, iskan süreçleri tamamlanamayan yapılar nedeniyle hak sahipleri mağdur edilmiş, müteahhitler ise ağır ekonomik yüklerin altında bırakılmıştır.
Bu süreçte bizler defalarca İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere ilgili kurumlarla görüşme talebinde bulunduk, çözüm önerilerimizi sunduk ve ortak akıl çağrısı yaptık. Ancak bu çağrılar karşılıksız kaldı.
Bugün sektörümüzü hedef alan açıklamalar yapılırken unutulmamalıdır ki; 23 aydır mağdur edilenler siyasetçiler değil, Tuzlalı vatandaşlar ve alın teriyle çalışan müteahhitlerdir.
Bizim talebimiz çok açıktır.
Kim suçluysa bağımsız yargı ortaya çıkarsın. Kim sorumluysa hukuk önünde hesabını versin.
Ancak hiç kimse; resmi kurumların kararlarına güvenerek, bedellerini ödeyerek edindiği haklarla yatırım yapan müteahhitleri ve yaklaşık 50 bin Tuzlalı vatandaşı siyasi tartışmaların malzemesi haline getiremez.
Biz algıyla değil, hukukla konuşuyoruz. Polemik değil çözüm, suçlama değil adalet istiyoruz.
Tuzla’nın artık yeni tartışmalara değil; kentsel dönüşümün yeniden başlamasına, vatandaşların güvenli konutlarına kavuşmasına ve 23 aydır devam eden mağduriyetin sona ermesine ihtiyacı vardır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
TUMİDER
(Tuzla Müteahhit ve İş İnsanları Derneği)
Ali Haydar Şeyhun
Yönetim Kurulu Başkanı
TUZLA’NIN SEVİLEN KARDİYOLOĞU GÜVENÇ HOCA ARTIK SANCAKTEPE’DE
1
“EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR SAYFA: ANADOLU YAKASINDA ÖRGÜTSÜZ GIDA İŞÇİSİ KALMAYACAK”
482103 kez okundu
2
AK PARTİ TUZLA’DAN EĞİTİME DEV YATIRIM: ŞİFA VE MİMAR SİNAN’A 32 DERSLİKLİ LİSE
429189 kez okundu
3
HASAN ÖZDEMİR: “BU SADECE BİR KÜRT MESELESİ DEĞİL, BU BİR ÜLKE MESELESİDİR”
424761 kez okundu
4
TUZLA BELEDİYESİNİ KİM YÖNETİYOR?
406483 kez okundu
5
AK PARTİ TUZLA İLÇE BAŞKANI ŞEREF ÇOLAK, MEMLEKETİNDE GÖNÜLLERİ FETHETTİ
370637 kez okundu