DOLAR

9,0303$%-0.07

EURO

10,4475%0.13

GRAM ALTIN

513,78%0,49

BİST100

1.430,64%0,97

BİTCOİN

494281฿%-4.2214

ETHEREUM

31213Ξ%-0.07894

İkindi Vakti a 16:02
İstanbul HAFİF YAĞMUR 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: ERMENİSTAN YÖNETİMİNİ TÜRKİYE’YE İFTİRA ATMA GAYRETİ DE KURTARAMAYACAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ermenistan Yönetimini, Her Şeyi Bir Kenara Bırakıp Israrla Türkiye’ye İftira Atma Gayreti De Kurtaramayacak.” Dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meclisin 27. Dönem 4. Yasama Yılı’nın Açılışı Dolayısıyla TBMM Genel Kurulu’nda, Milletvekillerine Hitap Etti.

TBMM’nin Yeni Yasama Yılının Hayırlı Olmasını Temenni Eden Erdoğan, Açılışından Bugüne Büyük Millet Meclisi’nin Üyesi Sıfatıyla Türkiye’ye Hizmet Eden Tüm Milletvekillerini Saygıyla Andığını Söyledi. Erdoğan, Bir Asırdır Bu Çatı Altında Görev Yapan Milletvekillerinden Dar-I Bekaya İrtihal Edenlere Allah’tan Rahmet, Hayatta Bulunanlara Sağlık Ve Afiyet Diledi.

Meclisin İlk Başkanı Ve Cumhuriyetin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk İle Türkiye’nin Gelişip Kalkınmasında Emeği Geçen Herkese Şükranlarını Sunan Erdoğan, “Bin Yıldır Üzerinde Yaşadığımız Bu Toprakların Vatan Haline Dönüştürülmesi İçin Cansiperane Mücadele Veren Aziz Şehitlerimizi Ve Gazilerimizi Rahmetle, Minnetle, Hürmetle Anıyorum. Halen Sınırlarımız İçinde Ve Dışında Bu Mücadeleyi Sürdüren Güvenlik Ve İstihbarat Güçlerimize Başarılar Temenni Ediyor, Rabb’im Hepsini Muhafaza Etsin, Muzaffer Eylesin Diyorum. Bu Mücadelenin Kıyamete Kadar Süreceğini Bilerek Daima Hazırlıklı, Daima Güçlü, Daima Tedbirli Olacağız.” Dedi.

Cumhuriyetin 100’üncü, İstanbul’un Fethi’nin 600’üncü, Malazgirt Zaferi’nin 1000’inci Yılı Gibi Sembolik Yıl Dönümlerine, Ecdadın Maddi Ve Manevi Mirasını Yaşatmak İçin Önem Verdiklerini Anlatan Erdoğan, “Tarihimizi Ne Kadar İyi Bilir, Ona Ne Kadar İyi Sahip Çıkarsak, Geleceğimize O Derece Güvenle Bakabiliriz. Tüm Adımlarımızı İşte Bu Anlayışla Atıyoruz. Henüz Birkaç Asırlık Geçmişe Sahip Toplulukların Ve Devletlerin Kendilerine Köklü Tarihler Uydurma Gayretlerinin Gerisinde İşte Bu Hakikat Vardır.” Diye Konuştu.

Türkiye’nin, Gerisinde, Kesintisiz Ve Çok Geniş Bir Coğrafyaya Yayılan, 2 Bin 200 Yılı Aşkın Devlet Geleneği Olan Dünyadaki Nadir Ülkelerden Olduğuna Dikkati Çeken Erdoğan, Şöyle Devam Etti:

“Böyle Bir Ülke, Kökü De Geleneği De Ahlakı Da Olmayan, Gücünü Sömürgecilikten Ve Açgözlülükten Alan Devletlerle Aynı Yöntemleri Kullanamaz. Türkiye Büyük Millet Meclisimizin Yasama Alanında Temsilcisi Olduğu Kadim Ve Asil Duruş, Evlatlarımıza Bırakacağımız En Kıymetli Hazinedir. Ülkemizin Terörle Mücadelesinde Ve Uluslararası Alanda Haklarını Koruma Gayretlerinde Net Tutum Sergileyen Meclisimizin Tüm Mensuplarına Şükranlarımı Sunuyorum. Aynı Şekilde Kıbrıs Ve Azerbaycan Türklerinden Balkanlar Ve Kuzey Afrika’ya Kadar Her Yerde Kardeşlerimize Samimi Destek Veren Meclisimiz, Milletimizle Birlikte Tüm Dostlarımızın Da Umut Kaynağı Olduğunu Göstermiştir.”

“BİZİM MECLİSİMİZ HERHANGİ BİR MECLİS DEĞİL”

Büyük Millet Meclisinin Dualarla, Tekbirlerle, Heyecanla, Coşkuyla Açılışının 100. Yıl Dönüme İşaret Eden Erdoğan, Sözlerini Şöyle Sürdürdü:

“Koronavirüs Salgınının Yayılma Günlerine Denk Gelmesi Sebebiyle Bu Önemli Yıl Dönümünü, Maalesef Arzu Ettiğimiz Görkemde Kutlayamadık. İnşallah Cumhuriyetimizin 100’üncü Kuruluş Yıl Dönümünü, Hedeflerimize De Ulaşmış Olarak, Şanına Layık Kutlamalarla Karşılayacağız.

Bizim Meclisimiz Herhangi Bir Meclis Değildir. Burası, ‘Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir.’ İlkesiyle Milli İradenin Tecelligahı Olmuş Yerdir. Burası, ‘Ya İstiklal Ya Ölüm.’ Şiarıyla Ülkemizin İstiklal Harbi’ni Bizzat Yönetmiş Gazi Bir Meclistir. Burası, ‘Hangi Çılgın Bana Zincir Vuracakmış Şaşarım.’ Meydan Okuyuşuyla İstiklaline Ve İstikbaline Sahip Çıkan Bir Milletin, Evidir. Burası, Coğrafyamızdaki Son Sığınağımız Türkiye Cumhuriyeti Devletini Kuran Meclistir. Türkiye’nin Çok Partili Siyasi Hayata Geçmesiyle Başlayan Demokratik Dönüşümler De Hep TBMM Tarafından Gerçekleştirilmiştir. Nice Darbelere Ve Darbe Girişimlerine, Muhtıralara, Vesayetin Sinsi Oyunlarına Rağmen Bu Kutlu Çatı, Daima Temsilcisi Olduğu Milletin Onurunu Korumuştur. Elbette Burada Hatırlamak İstemediğimiz Kimi Müessif Hadiseler De Yaşanmıştır. Ama Bu Durum, Meclisimizin Temsil Ettiği Değerlerin Yüceliğine Halel Getirmez.

Özellikle 15 Temmuz Gecesi Bu Meclis’in Ortaya Koyduğu Cesur Ve Kararlı Duruş, Dünya Demokrasi Tarihine Geçmiştir. Türkiye’yi Demokrasiye Bedel Ödemeden Sahip Olmuş Bir Ülke Diye İtham Edenler, Umarız 15 Temmuz Gecesi Bu Bühtanlarından Dolayı Utanç Duymuşlardır. Milletimizin Yaşadığı Veya Savuşturduğu Her Sıkıntının Ardından Milli İradenin Tecelligahı Olan Meclisimiz, Üstlendiği Sorumluluğun Gereğini Yerine Getirmeyi Bilmiştir. Ülkemizin Elde Ettiği Tüm Kazanımlarda En Büyük Pay Sahibi Meclisimizdir. Sadece Son 18 Yılda Bu Çatı Altında Gerçekleştirilen Reformlar, Yapılan Düzenlemeler, Alınan Kararlar, Sergilenen Takdire Şayan Tutumlar Özellikle Hayranlık Verici Bir Başarı Hikayesidir. İnşallah Önümüzdeki Dönemde Meclisimiz, Çok Daha Büyük Başarılarla Tarih Yazmayı Sürdürecektir.”

“2023 HEDEFLERİNE ULAŞMA YOLCULUĞUNDA MECLİSİMİZE DÜŞEN GÖREVLER VAR”

Türkiye’nin 2023 Hedeflerine Ulaşma Yolculuğunda, Meclis’e Düşen Daha Çok Görevler Olduğuna Dikkati Çeken Erdoğan, Şunları Kaydetti:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Diğer Kurumlarımız Gibi Meclisimizin De Kendi Alanına Yoğunlaşabilmesine İmkan Sağlamıştır. Elbette Böylesine Köklü Yönetim Sistemi Değişikliklerinin İdeal Uygulama Seviyesine Gelmesi Vakit Alacaktır. Eski Alışkanlıklarla Yeni Bir Sistemi Sürdürmenin Zorluklarını Her Alanda Yaşıyoruz. Ama Her Geçen Gün Yasama, Yürütme Ve Yargının Yeni Sistem Doğrultusunda Kendini Geliştirdiğini Görüyoruz. Yeni Reformlarla, Hukuki Ve İcrai Olarak Tespit Ettiğimiz Aksaklıkları Gideriyor, Çıtayı Sürekli Yukarıya Taşıyoruz. İnşallah Türkiye, Bu Konuda Da Dünyaya Örnek Olacak Başarılara İmza Atacaktır. Meclisimizin Yeni Yasama Yılında, Bu Çerçevede Çok Önemli Çalışmalar Gerçekleştireceğine İnanıyorum. Siyasi Rekabet İle Ülkeye Ve Millete Hizmet Yarışı Arasındaki Çizginin En İyi Konduğu Ve Korunduğu Yerin Meclisimiz Olması Gerektiğini Düşünüyorum. Yeni Dönemde Meclis Çalışmalarına Katkı Verecek Her Partiden Milletvekilimize Şimdiden Teşekkür Ediyorum.”

“BU ÇARPIK DÜZENİN AYNI ŞEKİLDE DEVAM ETME ŞANSI KALMAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millet Olarak Son Dönemde Her Yılımızı, Geçmişte On Yıllar Boyunca Yaşanan Gelişmelere Ve Daha Fazlasına Şahit Olduğumuz Bir Kesafette Geçiyoruz.” İfadesini Kullandı.

Bu Durumun İki Önemli Sebebi Olduğuna Dikkati Çeken Erdoğan, “Birincisi, Türkiye’nin İstikrarsızlıklar, Çekişmeler, Kavgalar, Krizler Sebebiyle Uzunca Bir Süre İhmal Ettiği Demokratik Ve Ekonomik Atılımları Bu Dönemde Hayata Geçirmiş Olmasıdır. Tabii Bu Atılımların Her Biri, İçeride Ve Dışarıda Çıkarları Zarar Görenlerin Çok Büyük Direnişleriyle, Çok Büyük Saldırılarıyla Karşılaştı. Milletimizin Ve Onun Temsilcisi Olan Meclisimizin Desteğiyle, Karşımıza Çıkan Engelleri Birer Birer Aşarak, Hamdolsun Bugünlere Geldik.” Değerlendirmesinde Bulundu.

Gelişmelerin Bu Derece Hızlanmasının İkinci Sebebinin İse Dünyanın Geldiği Yeni Yol Ayrımı Olduğunu Belirten Erdoğan, Şunları Söyledi:

“İkinci Dünya Savaşı Sonrasında Galipler Tarafından Kurulan Siyasi Ve Ekonomik Uluslararası Düzen, Artık Her Alanda Çatırdıyor. Salgın Döneminde Yaşananlar, Bu Yıkılışın Çok Daha Açık Şekilde Görülmesini Sağlamıştır. Birleşmiş Milletler’den Başlayarak, Mevcut Küresel Düzenin Tüm İnsanlığı Kucaklayacak Şekilde İşleyişinden Sorumlu Kurumların Hemen Tamamı Tıkanmıştır. Dünyanın Karşılaştığı Yeni Sınamalar, Yeni Krizler, Yeni İhtiyaçlar Karşısında Etkisiz Kalan Bu Kurumlar, Kırılganlığı Daha Da Artırıyor. Gelişmiş Denen Ülkelerin, Gerçek Bir Kriz Durumunda Kendi Vatandaşlarına Dahi Hayırlarının Dokunamadığı Görülmüştür.

Velhasıl, Koskoca Yerkürenin Bir Avuç Muhterisin İpoteği Altına Alındığı Bu Çarpık Düzenin Aynı Şekilde Devam Etme Şansı Kalmamıştır. Bir Süredir Her Platformda Dile Getirdiğimiz ‘Dünya 5’ten Büyüktür’ Tespiti, İşte Bu Gerçeğin İfadesidir. Ya Mevcut Kurumlar Güvenliği, İstikrarı Ve Refahı İnsanlığın Tamamına Yansıtacak Şekilde Yeniden Yapılanacak Ya Da Bu İhtiyacı Karşılayacak Yeni Kurumlar İnşa Edilecek. Biz, Her Şeye Rağmen, Mevcut Kurumların Hakkaniyete Uygun Şekilde Yeniden Yapılanmasıyla, Bu İhtiyacın Karşılanabileceğini Düşünüyoruz.”

Küresel Düzenin İşleyişinin Değişmesi Gerektiği Tespitini İlk Söylediğinde Konuya Mesafeli Yaklaşanlar Olduğunu Hatırlatan Erdoğan, Salgın Sürecinde Ortaya Çıkan Tablonun Ardından, Bu Kesimlerin De Kendilerine Destek Vermeye Başladıklarına Dikkati Çekti.

“KAYNAKLARIN ADALETLİ DAĞILIMINA İHTİYAÇ VAR”

Erdoğan, Dünyanın, Doğusu Ve Batısıyla, Kuzeyi Ve Güneyiyle Her Köşesinin Güvenliğe İhtiyacı Olduğunun Altını Çizerek, “Dünyanın, Nerede Yaşarsa Yaşasın Tüm İnsanların Huzuruna İhtiyacı Vardır. Dünyanın, Herkese Yetecek Kaynaklarının Adaletli Şekilde Dağılımına İhtiyacı Vardır. Dünyanın, Rabbimizin Bize Emaneti Olan Havasının, Suyunun, Ağacının, Tüm Güzelliklerinin Korunmaya İhtiyacı Vardır. Bunları Sağlayacak Bir Küresel Yönetim Düzeni Kurmamız Şarttır.” Diye Konuştu.

Aksi Takdirde Dünyanın Dört Bir Yanında, Ucu Gelişmiş Ülkelere De Dokunacak Şekilde, Çatışmaların, Acıların, Zulümlerin, Yağmaların Yeniden Başlamasının Kaçınılmaz Hale Geleceğine İşaret Eden Erdoğan, Türkiye Olarak, İnsanlığı Böyle Bir Tehditten Kurtaracak Çözümleri Gündeme Getirmenin, Tartıştırmanın Ve Neticeye Ulaştırmanın Gayreti İçinde Olduklarını Söyledi.

Erdoğan, Bu Çerçevede Meclisin De Üzerine Düşenleri Bihakkın Yerine Getirdiğini Görmekten Memnuniyet Duyduklarını Dile Getirdi.

“AZERBAYCANLI KARDEŞLERİMİZİN YANINDAYIZ”

Türkiye’nin Küresel Krizlerin En Çok Yaşandığı Coğrafyanın Tam Merkezinde Yer Aldığına Dikkati Çeken Erdoğan, Balkanlarda, Yaklaşık 30 Yıl Önce Yaşanan Trajik Katliamların Ve Çatışmaların İzlerinin Hala Taze Olduğunu Belirtti.

Bölgenin Kalıcı Barışa Ve Huzura Kavuşamadığının Da Ortada Olduğunu Vurgulayan Erdoğan, Karadeniz’de, Kırım’ın İşgali İle Başlayan Krizin, Her An Yeniden Tırmanma Potansiyeline Sahip Olduğunu İfade Etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kafkasya’nın, Her Karış Toprağıyla Yeni Çatışma Potansiyelini Bünyesinde Barındıran Bir Kriz Alanı Olma Vasfını Sürdürdüğünün Altını Çizerek, “Nitekim, Dağlık Karabağ’ı İşgal Eden Ermeniler’in Azerbaycan’a Saldırısıyla Başlayan Çatışmalar, Bunun En Somut Örneğidir. Burada Bir Kez Daha, Azerbaycanlı Kardeşlerimizin İşgal Altındaki Topraklarını Kurtarma Ve Vatanlarını Koruma Mücadelelerinde Yanlarında Olduğumuzu Belirtmek İstiyorum.” Dedi.

“AZERİ KARDEŞLERİMİZ DE KENDİ GÖBEKLERİNİ KESMENİN ADIMINI ATTILAR”

“Özellikle MİNSK Üçlüsü Denilen Amerika, Rusya Ve Fransa’nın 30 Yıla Yakın Zamandır Bu Sorunu İhmal Ettikleri İçin Bugünlere Yansıyan Bu Olumsuz Gelişmeler Karşısında Ateşkes Arayışı İçinde Bulunmaları Her Şeyden Önce Kabul Edilebilir Bir Şey Değildir. Ha Bir Şey Mi İsteniyor?” Diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sözlerini Şöyle Sürdürdü:

“O Zaman İşgalcilerin Bu Topraklardan Çıkmaları Gerekir Ki Burada Bir Çözüme Ulaşılsın. Topraklarından Ayrılmış Olan Azeri Kardeşlerimiz, Şu Anda Topraklarına Dönecekleri Günü Bekliyor. Onun Hasreti İçerisindeler. Buna Kimse Yanaşmıyor. Önce Bir Defa Bunu Masaya Yatıralım. Bunları Biz Sayın Putin Ve Macron’la Görüştük. Hep Oturdular, Konuştular, Netice Yok. İşte Şimdi Netice Zamanı. Azeri Kardeşlerimiz De Kendi Göbeklerini Kesmenin Adımını Attılar. Ermeniler’in, Kadim Azerbaycan Toprağı Karabağ’ı İşgaline Ve Gerçekleştirdikleri Sivil Katliamlarına Karşı Kör, Sağır, Dilsiz Kalanların, Bugün Sergiledikleri Tavır Da İkiyüzlülüktür. İşgalcilere Sessiz Kalıp Vatanlarını Savunanları Ve Onların Yanında Yer Alanları Suçlayanların Sözünün Bizim Nezdimizde Kıymeti Yoktur. Türkiye Olarak, Kendimizi ‘İki Devlet Bir Millet’ Olarak Gördüğümüz Azerbaycanlı Kardeşlerimize Tüm İmkanlarımızla Ve Tüm Kalbimizle Destek Vermeyi Sürdüreceğiz.”

“ZALİMLERİ İFLAH ETMEYEN BU ALÇAK OYUN, İNŞALLAH BOZULUYOR”

Abdürrahim Karakoç’un “Böyle Geldi, Böyle Gitmez Bu Oyun/ Zalimleri İflah Etmez Bu Oyun/Umdukları Gibi Bitmez Bu Oyun/Mazlumların Ekmeği, Tuzu Bizdedir/Sizdeki Yaranın Özü Bizdedir” Dizelerini Okuyan Erdoğan, “Evet… Zalimleri İflah Etmeyen Bu Alçak Oyun, İnşallah Bozuluyor.” İfadesini Kullandı.

Bölgede Kalıcı Barışın Yolunun, Ermenilerin İşgal Ettikleri Her Karış Azerbaycan Toprağından Geri Çekilmelerinden Geçtiğinin Altını Çizen Erdoğan, “Ermenistan Yönetimini, Her Şeyi Bir Kenara Bırakıp Israrla Türkiye’ye İftira Atma Gayreti De Kurtaramayacak. Bu Haydut Devlete Destek Verenleri, Kendilerine İnsanlığın Ortak Vicdanı Önünde Hesap Sorulacağı Konusunda İkaz Ediyorum.” Diye Konuştu.

“Rabbim Azerbaycanlı Kardeşlerimizin Yar Ve Yardımcısı Olsun.” Temennisinde Bulunan Erdoğan, Bu Mücadelede Şehit Düşenlere Allah’tan Rahmet, Yaralananlara Şifalar Diledi.

Kriz Haritasına, Biraz Daha Güneye İnerek Bakıldığında Körfez Bölgesinin Karşılarına Çıktığını Anlatan Recep Tayyip Erdoğan, Şunları Kaydetti:

“İran-Irak Savaşından Kuveyt’in İşgaline, Yemen’deki Çatışmalardan Katar’a Yönelik Tehditlere Kadar Pek Çok Sorunla Boğuşan Körfez Bölgesi Halen Kaynamaya Devam Ediyor. Bu Vesileyle, Önceki Gün Hayatını Kaybeden, Bölgenin Aklıselim Ve Sağduyu Sahibi Yöneticilerinden Biri Olarak Gördüğümüz Kuveyt Emiri El-Ahmet El-Cabir El-Sabah’a Allah’tan Rahmet Diliyorum. Merhum El-Sabah’ın Aksine, Kimi Bölge Ülkelerinin Yöneticilerinin Kendilerini İnkar Edercesine Yürüttükleri, Akılla, Mantıkla, İnsafla, Vicdanla Uyuşmayan Politikalar, Krizi Daha Da Derinleştiriyor. Bu Ülkelerin Bir Kısmı, Gerçekleri Dile Getirdiğimiz, Mazlumun Ve Hakkaniyetin Yanında Yer Aldığımız İçin Bizi Hedef Alıyor. Unutulmamalıdır Ki Söz Konusu Ülkeler Dün Yoktu, Yarın Da Muhtemelen Olmayacaklar Ama Biz Allah’ın İzniyle Bu Coğrafyada İlelebet Bayrağımızı Dalgalandırmayı Sürdüreceğiz.”

“SINIRIN HER İKİ YANINDA YAŞAYAN HALKLAR BİNLERCE YILLIK BİR ORTAK GEÇMİŞİ PAYLAŞIYOR”

Erdoğan, Irak’ta, Körfez Savaşı’ndan Beri Süren İstikrarsızlıkların, En Çok Türkiye’ye Zarar Verdiğini İfade Etti.

Bölücü Terör Örgütünün, Yıllarca Irak’ın Türkiye Sınırına Yakın Bölgelerini Üs Olarak Kullanıp Türkiye’de Kanlı Eylemler Gerçekleştirdiğini Anımsatan Erdoğan, “Son Dönemde, Terör Tehdidini Kaynağında Kurutma Stratejimiz Çerçevesinde, Irak Sınırındaki Örgüt Yuvalarını Birer Birer Ortadan Kaldırıyoruz. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’nin De Rahatsız Olduğu Bu Fitne Çukurlarını Tamamen Bitirene Kadar Operasyonlarımız Sürecek. Bağdat Yönetiminin, Türkmen Kardeşlerimizin De Haklarını Gözetecek Şekilde, Bir An Önce Ülkede Siyasi Birliği Ve Toprak Bütünlüğünü Sağlaması En Büyük Temennimizdir.” Diye Konuştu.

Erdoğan, 10’uncu Yılına Ulaşan Suriye Krizinin, Bulunduğu Coğrafyanın En Trajik, En Kanlı, En Acı Meselesi Olduğunu, Bu Meselenin Her Boyutunun Türkiye’yi Çok Yakından İlgilendirdiğini Söyledi.

Türkiye’nin Suriye’yle 911 Kilometrelik Bir Sınıra Sahip Olduğuna İşaret Eden Erdoğan, Sözlerini Şöyle Sürdürdü:

“Sınırın Her İki Yanında Yaşayan Halklar Binlerce Yıllık Bir Ortak Geçmişi Paylaşıyor. Bu Köklü Geçmişin Beraberinde Getirdiği Çok Geniş Ve Derin İnsani, Kültürel, Sosyal Ve Hatta Ekonomik İlişkiler Vardır. Türkiye’nin 40 Yıllık Terörle Mücadelesinde De Suriye, Her Zaman Kritik Bir Konumda Yer Almıştır. Üstelik Ülkenin İstikrarsızlaştığı Son 10 Yılda, Burada En Etkili Terör Örgütleri DEAŞ Ve PKK-YPG Olmuştur. Suriye’deki Zülüm Ve Savaştan Kaçan 4 Milyona Yakın İnsanı Şehirlerimizde Biz Misafir Ediyoruz. Aynı Şekilde Suriye İçindeki 4 Milyon Mazlumun İhtiyaçlarını Da Yine Biz Karşılıyoruz. Dünyada, Suriye Meselesine Her Boyutuyla Müdahil Olma Hakkına Sahip Bir Ülke Varsa, O Da Türkiye’dir. Her Kim, ‘Türkiye’nin Suriye’de Ne İşi Var’ Diyorsa Ya Bölgeyi Ve Tarihini Bilmiyordur Ya Da Kafasında Başka Hesaplar Yapıyordur.”

“SON TERÖRİSTİ DE İMHA EDENE KADAR HAREKATLARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, Suriye’de, Ülkenin Siyasi Birliği Ve Toprak Bütünlüğü Temelinde Bir Çözüm Bulunana Kadar, Sınırlarını Güvenlik Altına Almak İçin Her Yolu Ve Yöntemi Kullanmayı Sürdüreceğini Bildirdi.

Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı Ve Barış Pınarı Harekatlarının Da Bu Amaçla Gerçekleştirildiğinin Altını Çizen Erdoğan, Şöyle Devam Etti:

“İdlib’te De Bu Amaçla Bulunuyoruz. Sınırlarımızı Terör Örgütlerine Ve Onları Maşa Olarak Kullananlara Teslim Etmedik, Etmeyeceğiz. Güvenli Hale Getirdiğimiz Bölgeler Dışında Kalıp Da Halen Ülkemize Ve Kardeşlerimize Yönelik Saldırıların Kaynağı Durumundaki Her Yerde, Son Teröristi De İmha Edene Kadar Harekatlarımızı Sürdüreceğiz. Lafa Gelince Hümanizmi, İnsan Haklarını, Ötekine Saygıyı Dillerinden Düşürmeyenlerin Sırtlarını Döndükleri, Ülkelerine Sokmamak İçin Her Yolu Denedikleri Mazlumlara Sahip Çıkmayı Sürdüreceğiz.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinde, Avrupa’daki 100 Binin Üzerindeki Kayıp Mülteci Çocuk Konusunu Gündeme Getiren, Yine Ülkemizden Bir Milletvekilimiz Olmuştur. Suriyeli Sığınmacıların İaşe, İbate Ve Barınması İçin Ülkemize 3 Milyar Avro Artı 3 Milyar Avro Sözü Veren, Sonra Da Kırk Dereden Su Getirerek Bunun Çoğunun Üzerine Yatan Yine AB Olmuştur. Kendi Güvenlik Ve Refah Kaygılarıyla İnsanlığın Asgari Şartlarını Dahi Bir Kenara Bırakanlardan Ülkemizin Gösterdiği Erdemli Tavrı Anlamalarını Beklemiyoruz. Bugüne Kadar 411 Bin Suriyelinin Gönüllü Ve Güvenli Bir Şekilde Evlerine Dönmesi, Ülkemizin Doğru Olanı Yaptığını Gösteriyor. Suriye’deki Krize Siyasi Çözüm Bulunması İçin Uluslararası Platformlarda Yürütülen Çabaların Da En Etkin Destekçisi Türkiye’dir. İnşallah O Gün Gelene Kadar Hem Sınırlarımızı Korumayı Hem Mazlumlara Sahip Çıkmayı Sürdüreceğiz.”

“AKDENİZ’DE ÇATIŞMA, HAKSIZLIK, HUKUKSUZLUK PEŞİNDE DEĞİLİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz’deki Gelişmelerin, Türkiye’nin Son Birkaç Asırda Denizlerde Verdiği En Önemli Mücadele Olduğunu Vurguladı.

Türkiye’nin Preveze Deniz Zaferiyle Akdeniz’de Kurduğu Hakimiyet Sayesinde, Bölgeye Asırlarca Barışın Hakim Olduğunu Anımsatan Erdoğan, “Yeniden Diriliş Destanımızın Yazıldığı Çanakkale Harbi’nde Karada Olduğu Gibi Denizde De Büyük Zaferler Kazanmıştık. Barbaros Hayrettin Paşa’nın Ve Diğer Kahramanların Bıraktığı Barış Mirasına Sahip Çıkmak, Bu Ülkenin Her Evladının Boynunun Borcudur.” Dedi.

“Türkiye Olarak, Akdeniz’de Çatışma, Gerilim, Haksızlık, Hukuksuzluk Peşinde Asla Değiliz.” Diyen Erdoğan, Şöyle Konuştu:

“Tek Talebimiz, Ülkemizin Haklarına, Hukukuna, Çıkarlarına Saygı Gösterilmesidir. Akdeniz’deki Siyasi Ve Ekonomik Potansiyelin Paylaşımıyla İlgili Anlaşmazlıkların Hakkaniyet Temelinde Çözülmesi Öncelikli Tercihimizdir. Ancak Yunanistan’ın Ve Kıbrıs Rum Kesimi’nin 2003 Yılından Beri Ortaya Koydukları Tavır, Maalesef Bu İlkenin Çok Uzağındadır. AB İse Yunanistan Ve Kıbrıs Rum Kesiminin Şımarıklıklarının Esiri Olarak, Etkisiz, Ufuksuz, Sığ Bir Yapı Haline Dönüşmüştür. Bölgemizde Ortaya Çıkmış Olup Da, AB’nin İnisiyatifi Ve Ağırlığı İle Çözüme Kavuşmuş Tek Bir Sorun Yoktur. Tam Tersine, Birliğin Müdahil Olduğu Her Kriz, Yeni Boyutlar Kazanarak Büyümüştür. Bu Tablo Karşısında Türkiye’nin Önünde, Kendi İmkanları Ve Politikalarını Kararlılıkla Hayata Geçirme Dışında Bir Seçenek Kalmamıştır.

Libya İle Yaptığımız Anlaşma, Ülkemizi Akdeniz’den Tamamen Tasfiye Girişimlerine Verdiğimiz Cevaplardan Biridir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Haklarını Korumak İçin Başlattığımız Çalışmaları, Bu Anlaşmayla Çok Daha Geniş Bir Alana Yayma İmkanı Bulduk. Yıllardır Bölgede Ülkemizi Yok Sayarak, Bizi Sahillerimize Hapsedecek Haritalar Ve Taleplerle Karşımıza Çıkanlar, Attığımız Adımların Ardından Önce Tehdit Ve Şantaj Dilini Denediler. Türkiye’nin, Siyasi Ve Diplomatik Gücü Yanında, Kahraman Ordumuzun Kara, Deniz Ve Hava Unsurları Ve İstihbaratıyla Desteklediği Kararlı Duruşu Karşısında İse Diyalog Yöntemini Kabul Etmek Mecburiyetinde Kaldılar. Özellikle Almanya’nın Yoğun Çabalarıyla Gelinen Bu Noktada, Meseleyi Görüşmeler Vasıtasıyla Çözmek De Gerilimi Yeniden Tırmandırmak Da Hatta İş O Raddeye Varırsa Çatışma Çıkarmak Da Karşımızdakilerin Tercihidir. Biz Diyalog Kanallarını Açık Tutan Kararlı Duruşumuzu Sonuna Kadar Koruyacağız.”

“TÜRKİYE’NİN VERDİĞİ GÜVENLİK VE BARIŞ MÜCADELESİNİ DESTEKLEMEYE DAVET EDİYORUZ”

Erdoğan, Çatışmaların Arttığı Bir Dünyada Barış İçin Türkiye Kadar Mücadele Eden, Türkiye Kadar Fedakarlık Yapan Kaç Ülkenin Olduğunu Sordu.

Türkiye’nin, Dünyanın En Büyük Ekonomisi Olmadığı Halde, İnsani Yardımlarda İlk Sırada Yer Almasının Bunun İspatı Olduğunun Altını Çizen Recep Tayyip Erdoğan, “Sınırlarımızdaki Güvenlik Risklerine Ve Ekonomik Yüküne Rağmen, Dünyanın En Çok Sığınmacıya Ev Sahipliği Yapan Ülkesi Olmamız Bunun İspatı Değil Midir? Birleşmiş Milletlerden İslam İşbirliği Teşkilatına Kadar Her Platformda, Gücümüzü Ve İnisiyatiflerimizi Hep Arabuluculuktan Yana Kullanmamız Bunun İspatı Değil Midir? Bu Gerçekler Işığında AB Ve Komşularımız Başta Olmak Üzere Tüm Ülkeleri, Türkiye’nin Verdiği Güvenlik Ve Barış Mücadelesini Desteklemeye, En Azından Bu Mücadeleye Saygı Duymaya Davet Ediyoruz.” İfadelerini Kullandı.

“FİLİSTİN VE KUDÜS DAVASININ SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

Erdoğan, Türkiye’nin Ve Milletin Hassasiyetle Takip Ettiği Bir Diğer Krizin De İsrail’in Filistinlilere Yaptığı Zulüm Ve Kudüs’ün Mahremiyetini Hiçe Sayan Fütursuz Uygulamaları Olduğunu Belirtti.

Kudüs Meselesinin Kendileri İçin Sıradan Bir Jeopolitik Sorun Olmadığını İfade Eden Erdoğan, Şöyle Konuştu:

“Her Şeyden Önce Kudüs’ün Kalbi Olan Eski Şehrin Şu Andaki Fiziki Görünümü Surlarıyla, Çarşısıyla, Pek Çok Binasıyla, Kanuni Sultan Süleyman Tarafından İnşa Ettirilmiştir. Ecdadımız, Asırlar Boyunca Bu Şehri El Üstünde Tutup Mamur Ederek Hürmetini Göstermiştir. Birinci Dünya Savaşı’nda, Göz Yaşları İçinde Terk Etmek Zorunda Kaldığımız Bu Şehirde, Hala Osmanlı’nın Direniş İzlerine Rastlamak Mümkündür. Yani Kudüs Bizim Şehrimizdir, Bizden Bir Şehirdir. İlk Kıblemiz Kudüs’teki El Aksa Ve Kubbetü’s Sahra Da İnancımızın Sembol Mescitleridir.

Ayrıca Bu Şehir, Hristiyanlığın Ve Museviliğin Kutsal Mekanlarına Da Ev Sahipliği Yapıyor. Kudüs’ün Ve Bölgenin Binlerce Yıllık Sakinleri Olan Filistin Halkının Topraklarının İşgal Edilmiş, Hak Ve Hukuklarının Çiğnenmiş Olması Da Bu Meseleyle Yakından İlgilenmemizi Gerektiriyor. Asırlarca Birlikte Yaşadığımız Mazlum Filistin Halkının Her Platformda Haklarını Dile Getirmeyi, Ülkemiz Ve Milletimiz Adına Bir Şeref Kabul Ediyoruz. Bu Anlayışla, Hem Küresel Vicdanın Kanayan Yarası Filistin Davasının Hem De Kudüs Davasının Sonuna Kadar Takipçisi Olacağız.”

“2020’YE BÜYÜK UMUTLARLA BAŞLANDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Gezi Olaylarıyla Başlayan Yoğun Saldırı Sürecinde En Çok Hedef Alınan Unsurlarından Birinin De Ekonomi Olduğunu Belirterek, 2018 Ağustos’unda Kur Üzerinden Ekonomiye Kurulan Tuzağı Bir Kez Daha Bozarak, 2019 Yılında Oldukça Güçlü Bir Görünüme Kavuşulduğunu Söyledi.

Geçen Yıl Cari İşlemler Dengesinin 8,8 Milyar Dolar Fazla Verdiğini, Enflasyonun Yüzde 11,8’e Gerilediğini, Bütçe Açığının Milli Gelire Oranının Yüzde 3’ün Altına İndiğini Anlatan Erdoğan, 2019’da 181 Milyar Doları Bulan İhracatla, Dünyanın 50 Ülkesi Arasında İhracat Büyümesi Bakımından 6’ncı Sırada Yer Alındığını, Böylece Dünya İhracatındaki Payın Da Yüzde 1’e Yaklaştığını Dile Getirdi.

Erdoğan, Yaşanan Tüm Olumsuzluklara Rağmen, Yıllık Büyüme Oranını Yüzde 1’e Yakın Bir Seviyede Tuttukları 2019 Yılının Ardından 2020’ye Büyük Umutlarla Başlandığını Aktararak, Şöyle Devam Etti:

“Bu Yılın İlk Çeyreğinde Elde Ettiğimiz Yüzde 4,4 Oranındaki Büyüme Oranı, Hedeflerimize Doğru Kararlılıkla İlerlediğimizin İşaretiydi. Dünyanın Tamamıyla Birlikte Ülkemizi De Etkisi Altına Alan Koronavirüs Salgınına, İşte Böyle Bir İklimde Yakalandık. Salgın Sürecinde, Elbette Önceliğimiz Milletimizin Sağlığını Korumaktı. Bunun Yanında, Açıkladığımız Destek Paketleriyle Ekonomimizin Salgından En Az Hasarla Çıkmasını Temin Etmeye Çalıştık. Bugüne Kadar Açıkladığımız Desteklerin Ve Paketlerin Toplam Ekonomik Büyüklüğü 495 Milyar Lirayı, Yani Milli Gelirimizin Yaklaşık Yüzde 10’unu Bulmuştur. Sosyal Koruma Kalkanı Çatısı Altında Milletimize Ve Ekonomimize 35 Milyar Lirayı Aşkın Karşılıksız Ödeme Yaptık.”

“KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİYLE 19 MİLYARLIK DESTEK”

Kısa Çalışma Ödeneği Yoluyla Bugüne Kadar 19 Milyar Liraya Yakın Kaynağı Doğrudan Çalışanlara Aktardıklarını Vurgulayan Erdoğan, İstihdamı Korumak İçin Devreye Aldıkları Nakdi Ücret Desteği İçin 4,5 Milyar Liraya Yakın Bir Kaynak Kullandıklarını Söyledi.

Erdoğan, İşsizlik Ödeneğini De Aktif Şekilde Değerlendirerek, 3,6 Milyar Liralık Desteği Halkın İstifadesine Sunduklarını Anlatarak, Şöyle Konuştu:

“Ertelediğimiz SGK Ve Bağ-Kur Ödemeleri 40 Milyar Lirayı Bulurken, Vergi Ödemeleri De 30 Milyar Liraya Yaklaştı. Vergi İndirimleri, Mücbir Sebep Uygulamaları, Kredi Garanti Fonu Limit Artırımı Gibi Yöntemlerle Ekonomimize Destek Olduk. Kamu Bankalarını Teşvik Ederek 267 Milyar Liranın Üzerinde Bir Finansmanın Ekonomimize Aktarılmasını Sağladık. Bireysel İhtiyaç Desteği, Esnaf Desteği, İşe Devam Desteği, Kurumsal Ve Bireysel Kredi Ertelemesi Gibi Yöntemlerle Her Kesimin Finansman İhtiyacının Giderilmesini Temin Ettik.”

Yılın İkinci Çeyreğinde Yaşanan Yüzde 9,9’luk Eksi Büyümenin Üzüntü Verici Olduğunu İfade Eden Erdoğan, Ancak, Genel Tablo İtibariyle Bakıldığında Türkiye’nin, OECD Ve Avrupa Birliği Ortalamalarının Çok Altında Bir Daralmayla Bu Süreci Geride Bıraktığını Belirtti. Erdoğan, “Üçüncü Çeyrekle İlgili Tüm Öncü Göstergeler, Hamdolsun, Ekonominin Hızla Toparlandığına Ve Kayıpların Kısa Sürede Telafi Edileceğine İşaret Ediyor. Açıklanan Her Endeks Ve Veri, Bu Tabloyu Destekliyor Ve İleriye Taşıyor. Salgının, Dünya Ekonomisinde Yol Açtığı Dış Talep Daralmasına Rağmen Eylül İhracatımız Geçen Yılın Aynı Ayına Göre Yüzde 4,8 Artarak 16 Milyar Doları Aşmıştır. Bunun, Cumhuriyetin Tarihindeki En Büyük Eylül Ayı İhracat Rakamı Olduğunu Da Özellikle Belirtmek İstiyorum.” Dedi.

Amaçlarının “V” Tipi Bir Toparlanmayı Sağlayıp, Bu Yılı Artı Büyümede Kapatmak Olduğunun Altını Çizen Erdoğan, Gelecek Yıl İçin Belirledikleri Büyüme Oranının İse Yüzde 5,8 Olduğunu Kaydetti. Erdoğan, “Esasen, Biz Daha Büyük Bir Büyüme Gerçekleşeceğine İnanmamıza Rağmen, Beklentiyi İhtiyatlı Bir Düzeyde Tutmayı Tercih Ettik.” Diye Konuştu.

Türk Ekonomisinin, Yaşadığı Bunca Saldırının Ve Şokun Ardından, Kırılganlıklara Karşı Daha Dayanıklı, Krizlere Karşı Daha Hazırlıklı Bir Yapıya Kavuştuğunu İfade Eden Erdoğan, Şunları Kaydetti:

“Gelişmiş Ülkeler Dahil Pek Çok Devlet, Salgın Döneminde Sağlık Hizmetlerinde Başlayan Sarsıntının, Tüm Ekonomilerine Ve Yönetim Sistemlerine Sirayet Etmesine Engel Olamamıştır. Türkiye İse Tüm Bu Alanlarda Gösterdiği Olumlu Yönde Bir Ayrışmayla Bölgesinin Ve Dünyanın Yükselen Yıldızı Konumuna Gelmiştir.

OECD, Türk Ekonomisini, Dünyada Salgından En Az Etkilenen 3’üncü Ekonomi Olarak Göstermiştir. Bütçe Açığındaki Kısmi Artış Gibi Olumsuzluk Konusunda Dahi Gelişmiş Ve Gelişmekte Olan Ülkelerden Daha İyi Durumdayız. Dünya Bankası’nın İş Yapma Kolaylığı Endeksinde 10 Basamak Birden Yükselerek, 33’üncü Sıraya Çıkmamız, Yapısal Reformlarımızın Başarısını Gösteriyor.”

Erdoğan, Gelecek Üç Yıllık Dönemi Kapsayan Yeni Ekonomi Programı’nı; Yenilikçi, Yüksek Katma Değerli, İhracat Odaklı Ve Kapsayıcı Bir Kalkınma Modeli Üzerinde İnşa Ettiklerini Belirterek, Türkiye’yi Her Alanda Olduğu Gibi Ekonomide De 2023 Hedeflerine Ulaştıracaklarının Altını Çizdi.

“AŞI ÇALIŞMALARI BELİRLİ BİR SEVİYEYE GELDİ”

Çin’de Başlayan Ve Kısa Sürede Dünyaya Yayılan Kovid-19 Hastalığının Henüz Kesin Bir Tedavisi Bulanamadığını Söyleyen Erdoğan, Aşı Çalışmalarının Belirli Bir Seviyeye Gelmiş Olmakla Birlikte İnsanlığın Tamamını Kuşatacak Altyapının Kurulması İçin Vakte İhtiyaç Olduğunu İfade Etti.

Türkiye’nin, Diğer Ülkelerdeki Aşı Çalışmalarını Yakından Takip Etmenin Yanında, Kendi Aşısını Üretme Konusunda Da Yoğun Bir Gayret İçinde Olduğunu Belirten Erdoğan, Sözlerini Şöyle Sürdürdü:

“Dünyadaki Diğer Ülkelerin Salgınla Mücadele Yöntemlerine Baktığımızda, Türkiye’nin Bunların Çoğunun Önünde Olduğunu Görüyoruz. Tabii Bu Olumlu Tabloda, Son 18 Yılda Sağlık Alanında Gerçekleştirdiğimiz Büyük Dönüşümün Ve İnşa Ettiğimiz Altyapının Çok Büyük Katkısı Vardır. Sadece Salgının Ülkemize Sıçradığı Mart Ayından Bu Yana Hizmete Açtığımız Hastanelerin Yatak Kapasitesi 15 Bini Geçmiştir. İnşallah Yarın Konya’da Şehir Hastanemizin Resmi Açılışını Yaparak, Sağlıktaki Bu Güzel Tabloyu Bir Adım Daha İleriye Taşıyacağız.

Sağlık Çalışanlarımızın Sayısı Da 1 Milyon 100 Bin İle Kamudaki En Büyük İstihdam Oranına Ulaşmıştır. Şayet Türkiye, Sağlık Sistemini Ve Kapasitesini Bu Denli Geliştirmemiş Olsaydı, Allah Göstermesin, Bu Salgının Altında Kalabilirdi. Bu Vesileyle Salgın Sürecinde Fedakarlıkla Görev Yapan Sağlık Çalışanlarımıza Bir Kez Daha Şükranlarımı Sunuyorum. Yine Bu Süreçte Ebediyete İrtihal Eden Sağlık Çalışanlarımıza Allah’tan Rahmet Diliyorum. Devlet Ve Millet El Ele Vererek, İnşallah Bu Musibetin De Üstesinden Geleceğiz.”

“SALGINLA MÜCADELEYİ KARARLI ŞEKİLDE SÜRDÜRECEĞİZ”

Salgınla Mücadele Ederken, Vatandaşlara Sundukları Hizmetleri Kesintisiz Sürdürmenin Yanında, 153 Farklı Ülkenin Ve 8 Uluslararası Kuruluşun Destek Çağrısına Cevap Verdiklerini De Anımsatan Erdoğan, Ayrıca, Dünyanın 141 Farklı Ülkesinde Geçici Süreyle Bulunan 100 Bini Aşkın Vatandaşı, Kurdukları Hava, Kara Ve Deniz Köprüleriyle Türkiye’ye Getirdiklerini, Bunun Yanında 67 Farklı Ülkeden 5 Bin 500 Yabancının Da Ülkelerine Dönebilmelerini Sağladıklarını Kaydetti.

Erdoğan, Gelişmiş Ülkelerin Dahi Vatandaşlarını Kendi Hallerine Terk Ettiği Salgın Döneminde, Türkiye’nin İçeride Ve Dışarıda Gerçekten Erdemli Bir Duruş Ortaya Koyduğunu Belirterek, “Ne Ülkemiz Ne De Dünya Henüz Salgının Önüne Tamamen Geçebilmiş Değildir. Ülkemizde Vakitlice Aldığımız Tedbirler Ve Geliştirdiğimiz Etkin Tedavi Protokolleri Sayesinde, Süreç Kontrol Altında Tutulabilmiştir. Salgının Doğal Yolla Veya İlaç Tedavisiyle Tehdit Olmaktan Çıkacağı Güne Kadar Bu Mücadeleyi Kararlı Bir Şekilde Sürdüreceğiz.” Diye Konuştu.

Hala En Büyük Ve Etkili Salgınla Mücadele Tedbirinin “TAMAM” Diye İfade Edilen Temizlik, Maske Ve Mesafe Unsurları Olduğuna Dikkati Çeken Erdoğan, “İnşallah Bu Virüsü Hep Birlikte Yenecek, Hep Birlikte El Ele, Kol Kola Sağlıklı, Huzurlu, Müreffeh, Esenlik Dolu Bir Geleceğe Yürümeyi Sürdüreceğiz.” Değerlendirmesinde Bulundu.

“PARLAMENTO, AYM’YLE İLGİLİ YENİ BİR YAPILANMAYA GİDERSE SEVE SEVE BEN DE BUNA KATILIRIM”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Yasama Yılının Açılış Oturumunun Ardından Meclis’te Gazetecilerin Gündeme İlişkin Sorularını Cevapladı.

İdam Cezası Tartışmalarına İlişkin Soru Üzerine Erdoğan, “Benim Yaklaşımımı Herhalde Biliyorsunuz. Meclisten İdamla İlgili Karar Çıktığında, Bana Gelmeyecek Mi Bu, Bana Geldiğinde Ben Bunu Onaylarım. Meclis İdamla İlgili Olumlu Bir Karar Verdiğinde Onama Makamı Olarak Ben Bunu Onaylarım.” Cevabını Verdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Tüm Unsurlarıyla Yeniden Masaya Yatırılmasına İlişkin Açıklaması Hatırlatılarak, “Yüksek Yargıyla İlgili Sizin Böyle Bir Düşünceniz Var Mı?” Sorusunu Erdoğan, “Bu Da Yine Parlamento Çalışmasıdır. Parlamento, AYM’yle İlgili Yeni Bir Yapılanmaya Giderse, Yeni Bir Adım Atarsa Seve Seve Ben De Buna Katılırım.” Şeklinde Yanıtladı.

Yeni Yasama Yılı Açılışında HDP’nin, Genel Kurul Salonunda Bulunmamasına İlişkin Soru Üzerine Erdoğan, “Varlığıyla Yokluğu Arasında Zaten Herhangi Bir Fark Yok. Çünkü Onların Her Zaman Yeri Ya Dağdır Ya Sokaklardır.” Dedi.

Erdoğan, AYM’nin, CHP’nin, 5 Binden Fazla Avukatın Bulunduğu İllerde 2 Bin Avukatla Yeni Baro Kurulabilmesini Düzenleyen Kanunun İptal İstemini Reddetmesine İlişkin Sorusuya İse “Tamam İşte Reddetti.” Yanıtını Verdi.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın, Uluslararası Topluma Türkiye’nin, “Azerbaycan-Ermenistan Çatışmasına Müdahil Olmaması Çağrısı”Nın Hatırlatılması Üzerine Erdoğan, “Biz Ne Yapacağımızı Paşinyan’a Soracak Değiliz. Biz Bunun Kararını Kendimiz Verdik. Bugünkü Meclis Konuşmamda Da Zaten Bunları Dinlediniz.” İfadelerini Kullandı.

Kovid-19 Vaka Sayısına Yönelik Tartışma Olduğu Dile Getirilerek, “Tablonun Güvenilirliği Tartışılıyor. Siz Bu Tartışmaya Ne Söylemek İstersiniz?” Sorusunu Yanıtlarken De Erdoğan, Şunları Kaydetti:

“Bilim Kurulu Dediniz. Buyrun Bilim Kurulu. Bilim Kurulu Kimlerden Oluşuyor? Bilim İnsanlarından. Bilim İnsanları Da Bununla İlgili Her Türlü Düşüncelerini, Çalışmalarını, Araştırmalarını Yapıyorlar Ve Sağlık Bakanımızın Başkanlığında Yürütüp Adımları Atıyor. Ama Tabii Üzüntümüz Var. Sayının Buralara Kadar Çıkmaması En Büyük Beklentimizdi. Bir Ara 14’e Kadar Düştü. ‘TAMAM’, (Temizlik, Maske, Mesafe) Buna Bir Uysak Her Şey Değişecek. Temenni Ederim Ki Uyarız, Böylece Bir An Önce De Koronavirüs Belasından Ülkemizi Kurtarırız.”

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

TBMM BAŞKANI ŞENTOP: TÜRKİYE VATAN SAVUNMASINDA AZERBAYCAN’IN YANINDA YER ALACAKTIR

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.