• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • İstanbul 15° PARÇALI AZ BULUTLU
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

  • İDDAA PROGRAMI

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: YENİ KONTROLLÜ NORMALLEŞME SÜRECİNİ BAŞLATIYORUZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletimize Daha Önce Söz Verdiğimiz Şekilde Bugün İtibarıyla Yeni Kontrollü Normalleşme Sürecini Başlatıyoruz." Dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Yapılan Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın Ardından Millete Seslendi.

Türkiye’nin Siyasi Tarihinin En Karanlık Dönemlerinden Birinin Sembolü Olan 28 Şubat Müdahalesinin 24’üncü Yıl Dönümünü Dün Geride Bıraktıklarını Hatırlatan Erdoğan, “Hiç Şüphe Yok Ki 28 Şubat Hadisesi Tıpkı 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül Gibi Milli İradeyi, Milletin Değerlerini, Milletin Bizatihi Kendisini Hedef Alan Bir Darbe Girişimidir.” Diye Konuştu.

Erdoğan, Sandıkla İktidara Gelmiş Anayasa Ve Yasalar Çerçevesinde Ülkeyi İdare Eden Meşru Hükümetin, Bir Kısım Medyanın, Sermayenin, Sivil Toplum Kuruluşlarının Da İçinde Yer Aldığı Kirli Senaryolarla İstifaya Zorlandığını Söyledi.

28 Şubat Sürecinin, Türkiye’ye Hem Hak Ve Özgürlükler Alanında Hem De Ekonomiden Siyasete Uzanan Geniş Bir Yelpazede Ağır Faturaları Olduğuna Dikkati Çeken Erdoğan, Şunları Kaydetti:

“Sermayenin Renklere Bölünmesi, Esnafından Holdingine Bu Ülke İçin Üreten, Çalışan, İhracat Yapan Şirketlerin Ötekileştirilmesi Ekonomimizde Derin Yaralar Açmıştır. Türkiye Tarihinin En Büyük Soygunlarından Birini Bu Dönemde Yaşamıştır. Milletimizin Milyarlarca Dolar Parası Bankalar Vasıtasıyla Hortumlanmış, Ülkemiz Benzeri Görülmemiş Bir Buhranın İçerisine Sürüklenmiştir. Anayasal Suç İşleyenlerle İlgili Hiçbir İşlem Yapılmadığı Gibi Darbecilerden Brifing Alan Bir Yargı Tablosu Adalet Sistemimize Olan Güveni Sarsmıştır.”

Erdoğan, 10 Binlerce İnsanının İnançlarından, Fikirlerinden, Siyasi Görüşlerinden Dolayı Hukuksuzluğa Ve Zulme Maruz Kaldığını Belirterek, Ortaokullardan Üniversitelere, Kur’an Kurslarından Camilere, Yurtlardan Derneklere, Hatta Vatandaşın Kestiği Kurbanların Derilerine Kadar Hemen Her Alanda Toplumun Ağır Bir Kuşatmayla Karşılaştığını Anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kılık Kıyafetinden Dolayı Okullarından Atılanlar, Dereceyle Hak Ettiği Diplomasını Almak İçin Çıktığı Sahneden Ağzı Kapatılarak İndirilen Genç Kızlar, Başındaki Örtüsünden Dolayı Evladının Yemin Törenine Katılamayan Anneler, Kimliğindeki Fotoğraf Sebebiyle Kanser Tedavisi Göremeyen Nineler, 28 Şubat Döneminde Yaşanan Garabetlerden Sadece Birkaçıdır.” Dedi.

“TAM BİR KARA MİZAH ÖRNEĞİ”

“Üniversite Kapılarına Başörtülü Kızlarımız İçin Kurulan İkna Odaları Bu Dönemin Alametifarikası Olarak Milletimizin Hafızasına Kazınmıştır.” İfadelerini Kullanan Erdoğan, Şöyle Devam Etti:

“Dün İkna Odalarıyla Üniversitelerimizi Adeta Nazi Kamplarına Çeviren Kimi Faşist Üniversite Yöneticilerinin Geçen Hafta Yayınladıkları Bildiriyle Özgürlükten Bahsetmesi Tam Bir Kara Mizah Örneğidir. Ne Milletimiz Ne De Üniversite Kapılarında Gözyaşı Döken Evlatlarımız Bu Kirli Zihniyetin Yaptıklarını Asla Affetmemiştir, Affetmeyecektir. Tarih Her Türlü Baskıya Rağmen İradesine Sahip Çıkanlar İle Vesayete Selam Duranları Elbette Unutmamıştır, Unutmayacaktır. Attıkları Manşetlerle Köşelerinde Yazdıkları İğrenç Yazılarla Sergiledikleri İlkesiz Duruşla Darbe Şakşakçılığı Yapanlar, Üzerinden Değil 24 Yıl, Bin Yıl Bile Geçse Alınlarındaki O Kara Lekeyi Asla Silemeyecektir. Tıpkı 27 Mayıs’ın, 12 Eylül’ün Mimarları Gibi Bin Yıl Süreceği Söylenen 28 Şubat’ın Mimarları Da Aziz Milletimiz Tarafından Ademe Mahkum Edilmiştir.”

Milletin Derin Ferasetiyle Daha 5’inci Yılını Bile Doldurmadan 28 Şubat Zihniyetini Sandığa Gömdüğünü Ve Türkiye’de Yepyeni Bir Dönemi Başlattığını Dile Getiren Erdoğan, 3 Kasım 2002 Seçimleriyle Türkiye’de Vesayetin, Cuntanın, Millete Rağmen İktidar Olmanın Kapısının Bir Daha Açılmamak Üzere Kapandığını İfade Etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şöyle Konuştu:

“Bu Dönemde De 27 Nisan Bildirisinden Cumhuriyet Mitinglerine, Gezi Olaylarından 17-25 Aralık Yargı-Emniyet Darbe Teşebbüsüne Millet İradesini Hedef Alan Girişimlerin Tamamı Hezimete Uğramıştır. 15 Temmuz Gecesi Yaşananlar İse Milletimizin İstiklal Ve İstikbalini Koruma Kararlılığını Dost, Düşman Herkese Yazılan Tarihi Destanla Göstermiştir. Milletin Kurumlarıyla Değerleriyle İnancıyla Kavga Edenler, Ekmeğini Yedikleri Vatana İhanet Edenler Dün Olduğu Gibi Yarın Da Kendilerini Bekleyen Acı Akıbetten Kurtulamayacaktır. Gerektiğinde Canı Pahasına İradesine Sahip Çıkma Kararlılığını Gösteren Milletimiz Bir Daha Asla Yeni 27 Mayısların, 12 Eylüllerin, 28 Şubatların Yaşanmasına Müsaade Etmeyecektir. Türkiye’nin Bir Daha Böyle Acılar Ve Utançlar Yaşamaması İçin Bugüne Kadar Elimizden Geleni Yaptık İnşallah Bizden Sonraki Nesillere De Bu Mücadele Mirasını Devredeceğiz.”

“SADECE 15 TEMMUZ SONRASI ATTIĞIMIZ ADIMLAR DAHİ BAŞLI BAŞINA BİRER DEVRİMDİR”

Türkiye’yi Hak Ettiği Demokratik Ve Ekonomik Gelişmişlik Seviyesine Ulaştırmak İçin Son 18 Yılda Attıkları Adımlarla Milli İradenin Üzerine Gölgesi Düşen Pek Çok Antidemokratik Uygulamayı Kaldırdıklarını Belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şunları Kaydetti:

“Milletimizle Sırt Sırta Vererek, Meydanı Türkiye’yi Eski Karanlık Günlerine Döndürmek İsteyen Darbe Heveslilerine Bırakmayacağımızı Gösterdik. Sivil Siyaseti Güçlendirerek, Bürokratik Oligarşiyi Gerileterek, Hak Ve Özgürlükleri Genişleterek Türkiye’de Milli İradeyi Yeniden Egemen Kıldık. Bu Doğrultuda Sadece 15 Temmuz Sonrası Attığımız Adımlar Dahi Başlı Başına Birer Devrimdir. Cumhur İttifakı Çatısı Altında Hayata Geçirdiğimiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi İle Tarihimizin En Büyük Yönetim Reformunu Milletimizle Birlikte Ülkemize Kazandırdık. Yargı Reformu Strateji Belgesi Kapsamında Hazırladığımız Pek Çok Reform Paketini Yasama Boyutuyla Mecliste, İdari Boyutuyla Cumhurbaşkanlığımızda Ve Kurumlarımızda Hayata Geçirdik. Bu Kazanımları Daha Güçlü, Daha Büyük Bir Atılımla Perçinlemek İçin Çalışmalarımızı Sürdürüyoruz.”

“ÜLKEMİZİ DARBE ANAYASALARINA MAHKUMİYET UTANCINDAN KURTARALIM”

İnsan Hakları Eylem Planı’nı Yarın Açıklayacaklarını Anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu Eylem Planında 9 Başlık Altında Yüzlerce Faaliyet Yer Alıyor. Attığımız Her Adımda Olduğu Gibi İnsan Hakları Eylem Planı Hazırlıklarında Da Hemen Her Konunun Dönüp Dolaşıp Darbe Anayasasının Yol Açtığı Sıkıntılara Dayandığını Gördük. Bir Süre Önce Milletimizin Takdirine Sunduğumuz Yeni Anayasa Hazırlama Teklifimiz Bu Eylem Planının Da Adeta Çatısını, Yani Tacını Oluşturuyor. Tüm Samimiyetimizle Siyaset Kurumunun En Önemli Sorumluluklarından Birinin, Türkiye’yi Ayağına Vurulan Darbe Anayasası Prangasından Kurtarmak Olduğuna İnanıyoruz.” İfadelerin Kullandı.

Cumhur İttifakı Çatısı Altında Özellikle Bu Konuda Vardıkları Anlayış Birliğinin Ardından Yeni Ve Sivil Anayasa Meselesini Tüm Platformlarda Tartışmaya Açarak, Herkesin Katkısını Almak Üzere Yola Çıktıklarını Belirten Erdoğan, “Esasen, 10 Yıldır Bu Konuyu Ülkemizin Gündemine Müteaddit Defalar Getirdik. Maalesef Bugüne Kadar Milletimize Layık Yeni Ve Sivil Bir Anayasa Hayalimize Kavuşamadık. İnşallah Bu Defa Bunu Başaracağız. Kendi Hazırlık Çalışmalarımıza Şimdiden Başladık. Korkularla, Ön Yargılarla Ve İdeolojik At Gözlükleriyle Hareket Edersek Ne Tarih Ne De Millet Bizi Affeder.” Diye Konuştu.

Türk Demokrasisinin Sıfırdan Bir Anayasa Yapma Olgunluğuna Eriştiğine Kimsenin İtiraz Edemeyeceğini Söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şöyle Devam Etti:

“Yeni Ve Sivil Anayasa Çağrımızın Bilhassa Darbelerden Mağdur Olmuş Farklı Toplum Kesimleri Arasında Oluşturduğu Heyecanı Memnuniyetle Takip Ediyoruz. Bu Konuda Söyleyecek Sözü Olan Herkesi, Yeni Ve Sivil Anayasa Hazırlanması Sürecinde Yapıcı Bir Anlayışla Yer Almaya Davet Ediyoruz.

Gelin, Ülkemizi Darbe Anayasalarına Mahkumiyet Utancından Kurtaralım. Gelin, Türkiye’yi Tarihinin En Kuşatıcı Anayasasıyla Buluşturalım. Gelin Cumhuriyetimizin 100’üncü Yılını Sivil Bir Anayasa İle Karşılayalım. Hiç Kimse Bu Yolda Bizimle Birlikte Yürümese Bile Cumhur İttifakı Olarak Yeni Ve Sivil Anayasa Metnimizi Tamamlayıp, İnşallah Milletimizin Takdirine Sunmakta Kararlıyız.”

“2020 BÜYÜME ORANIMIZ İZLEDİĞİMİZ POLİTİKALARIN BAŞARISININ EN SOMUT ÖRNEĞİDİR”

Küresel Ekonominin Çok Zorlu Bir Dönemden Geçtiğini Hatırlatan Erdoğan, “Geçtiğimiz Yıl Küresel Gelir Yüzde 3,5 Ve Dünya Ticaret Hacmi Yüzde 9,6 Oranında Daraldı. Böyle Büyük Bir Daralma, Milyonlarca Kişinin İşsiz Kalmasına, Gelir Dağılımında Bozulmalara Ve Ülkeler Arasındaki Gelişmişlik Farklılıklarının Artmasına Da Sebep Oldu.” Dedi.

Dünyada Sadece 1 Yılda 90 Milyondan Fazla İnsanın Aşırı Yoksulluk Sınırının Altına Düştüğünün Tahmin Edildiğini Anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şunları İfade Etti:

“Bugün Hala Aşıya Ulaşamayan 100’ün Üzerinde Ülke Bulunuyor. Türkiye, İşte Böylesine Zorlu Bir Süreci, İzlediğimiz Planlı, Kararlı Ve Esnek Politikalar Sayesinde Başarıyla Yürüttü, Yürütmeye Devam Ediyor. Bugün Açıklanan Ve Yüzde 1,8 Olarak Gerçekleşen 2020 Yılı Büyüme Oranımız İzlediğimiz Politikaların Başarısının En Somut Örneğidir. Türkiye Büyürken, İngiltere Yüzde 9,9 Oranında, Hindistan Yüzde 8 Oranında, Almanya Yüzde 4,9 Oranında, Japonya Yüzde 4,8 Oranında Ve Amerika Yüzde 3,5 Oranında Küçüldü. Aynı Şekilde 2021 Yılına İyi Bir Başlangıç Yapan İhracatımız, Şubat Ayında Önceki Yılın Aynı Ayına Göre Yüzde 9,6 Artışla 16 Milyar Doları Aşmıştır.

Böylece Yılın İlk 2 Ayı İtibarıyla Dış Ticaret Açığımız Yüzde 15,3 Azalmış Ve İhracatın İthalatı Karşılama Oranı Yüzdesi 82,9’a Çıkmıştır. Gelişmeler İhracattaki Artışın Önümüzdeki Aylarda Da Süreceğine İşaret Ediyor. Tabii Bunlar, Gerçekten Dikkate Değer, Takdir Edilmesi Hatta Örnek Gösterilmesi Gereken Başarılardır. Elbette Ki Biz Bununla Yetinmiyoruz. Bizim İçin Asıl Önemli Olan, Ekonomik Büyümenin Toplumun Tüm Kesimlerine Ulaşması Ve Büyümeyle Birlikte İstihdamın Da Oluşması. Ancak Böyle Bir Durumda Kaliteli Ve Kalıcı Bir Büyümeden Söz Etmek Mümkündür. İşte 2021 Yılını Bu Açıdan Çok Önemli Görüyoruz.”

“KATMA DEĞERİ YÜKSEK REKABETÇİ ÜRETİME YÖNELMEMİZ GEREKİYOR”

“Hedefimiz, Her Bir Vatandaşımıza Dokunacak, Refahı Artıracak, Sağlıklı Ve İstikrarlı Büyümenin Orta Ve Uzun Vadede Güçlenerek Sürmesidir.” İfadesini Kullanan Erdoğan, “Bu Hedefe Giden Yol, Fiyat İstikrarından Geçiyor. Fiyat İstikrarı İçin De Üretken Yatırımlara Ve Katma Değeri Yüksek Rekabetçi Üretime Yönelmemiz Gerekiyor. Burada Da Karşımıza Verimlilik Artışı İhtiyacı Çıkıyor. Bir Ekonominin Yapısal Temelleri Ne Kadar Güçlüyse Şoklara Karşı Direnci De O Kadar Artar.” Diye Konuştu.

Geçen Hafta Türkiye Piyasalarında, Yurt Dışındaki Gelişmelerden Kaynaklanan Dalgalanmaların Görüldüğünü Hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amerika Başta Olmak Üzere Gelişmiş Ülkelerin Tahvil Faizlerinde Yaşanan Artış Pek Çok Gelişmekte Olan Ülkeyi Etkiledi. Bu Tip Küresel Dalgalanmalar Ne İlktir Ne De Son Olacaktır. Bizim İçin Önemli Olan Bu Gibi Risklere Karşı Dirençli, Sağlam, Kendi Mecrasında Yürüme Gücüne Sahip Bir Ekonomik İşleyişi Tesis Etmektir. Enflasyonu, Faizleri Ve Kuru Kontrol Altına Almış, Büyümesini, İhracatını, İstihdamını Koruyan Bir Ekonomi Bu Şokları Kolayca Savuşturabilir. Fakat İstikrarın, Özellikle Fiyat İstikrarının Sağlanmasına, Üretken Kapasitenin Geliştirilmesine, Cari Açıkla Mücadeleye Ve Mali Disiplinin Sürdürülmesine Bunun İçin Çok Önem Veriyoruz.” Değerlendirmesini Yaptı.

“BİZ KISA MESAFE KOŞUCUSU DEĞİL MARATON KOŞUCUSUYUZ”

İnsan Hakları Eylem Planı İle Eş Zamanlı Ve Eşgüdümlü Olarak Ekonomi Alanında Hayata Geçirecekleri Reformların Da Hazırlıklarını Yürüttüklerini Belirten Erdoğan, Şöyle Devam Etti:

“Ekonomideki Reform Önceliklerimizi Belirlerken Arkadaşlarımız Sahaya İndi, Tüm Taraflarla Bir Araya Geldi Ve İletilen Tüm Talepleri Dikkatle Dinledi. Buna Göre Çözüm Odaklı Bir Yaklaşımla Üzerine Gideceğimiz Alanları Öncelikli Hale Getirdik. Her Reform Gibi Bu Çalışmalardan Da Rahatsız Olanlar Elbette Çıkabilir. Her Zaman Söylüyorum, Biz Kısa Mesafe Koşucusu Değil Maraton Koşucusuyuz, Farklılığımız Bu. Hiçbir Mücadeleden Kaçmadığımız Gibi Her Defasında Kendi Sınırlarımızı Biraz Daha Zorlarız.

Bu Anlayış Hazırladığımız Ve Önümüzdeki Hafta Açıklayacağımız Reformları Kararlılıkla Uygulayacağımızdan Kimsenin Şüphesi Olmasın. Bu Reformların Devamının Geleceğini De Belirtmek İstiyorum. Üçüncü Ayına Girdiğimiz 2021’i Salgınla Mücadelenin Kazanıldığı Ve Aynı Zamanda Orta Vadede Nitelikli Bir Büyüme Dönemine Girişin Başladığı Yıl Olarak Görüyoruz. Türkiye, İnşallah Salgın Sonrası Dönemin Dünyada Yükselen Yıldızı Olacaktır.”

Atacakları Adımlarla Hem Mevcut Riskleri En Aza İndireceklerini Hem De Karşılarına Çıkan Fırsatları En İyi Şekilde Değerlendireceklerini Kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomik Reform Gündemimizin Merkezinde, Makroekonomik İstikrar Politikaları Ve Yapısal Politikalar Yer Alıyor. Makroekonomik İstikrar Kapsamında Kamu Maliyesi, Enflasyonla Mücadele, Finansal Sektör Ve Cari Açıkla Mücadele Gibi Alanlara Öncelik Verdik. Yapısal Politikalar Tarafında İse Kurumsal Yapının Güçlendirilmesi, Yatırımların Çok Daha Güçlü Şekilde Teşvik Edilmesi Ve Rekabet Politikalarını Sayabiliriz. Mali Disiplin Her Dönemde Olduğu Gibi Bugün De Olmazsa Olmazımızdır. Gelir Ve Harcama Tarafında Aldığımız Tedbirlere Uygun Şekilde 2021 Bütçe Açığı Hedefimizi Yüzde 4,3’ten Yüzde 3,5’e İndirdik.” Diye Konuştu.

“KAMU ALIM İHALELERİNDE YENİ BİR SİSTEME GEÇİYORUZ”

Bütçe Açığı Ve Borç Stokunda Türkiye’nin, Çoğu Ülkeye Göre Oldukça İyi Durumda Olduğunu Belirten Erdoğan, Şunları Kaydetti:

“Avrupa Birliği Ortalaması Yüzde 90’a Yakın Olan Borçluluk Oranları Yunanistan’da Yüzde 200. İtalya’da Yüzde 154, Fransa’da Yüzde 117, İngiltere’de Yüzde 101 Gibi Seviyeleri Bulurken, Bizde Sadece Yüzde 42. İşte Türkiye Bu. Mali Disiplin İşte Tam Olarak Bu Demektir. Reform Paketimizde Mali Disiplini Daha Da Güçlendirecek Kapsamlı Kamu Maliyesi Politikalarına Da Yer Veriyoruz. Kamu Harcamalarında İsrafa Tahammülümüz Olmadığı İçin Harcamaların Takibi Ve İzlenmesine Özel Ehemmiyet Gösteriyoruz. Bakanlıklarımızdan Zorunlu Olmadıkça Kendilerine Tahsis Edilen Ödeneğin Üstünde Harcama Yapmamalarını Hatta Bu Ödeneklerden Tasarruf Etmelerini İstiyoruz.

Reform Paketi Çerçevesinde Kamu Alım İhalelerinde Yeni Bir Sisteme Geçiyoruz. Kamu İktisadi Teşebbüslerini Gerekiyorsa Yeniden Yapılandırarak Daha Verimli Ve Rekabetçi Hale Getiriyoruz. Enflasyonla Mücadelenin Bel Kemiği Olan Fiyat İstikrarını Temin İçin Kalıcı Tedbirler Geliştiriyoruz. Sermaye Piyasalarının Güçlendirilmesi Ve Finansal Kapsayıcılığın Artırılması Hususunda Da Yeni Politikaları Hayata Geçiriyoruz. Cari Açıkla Mücadelemizi Başarıya Ulaştırmak İçin Üretimde Yapısal Dönüşümü Teşvik Edecek Yeni Adımlar Atıyoruz. Kamudaki Kurumsal Yapıyı Güçlendirerek Reformlarımızın Kalıcılığını Öyle Veya Böyle Sağlayacağız. Özetle İfade Ettiğim Tüm Bu Başlıkların Detaylarını Önümüzdeki Hafta Kamuoyuyla Paylaşacağız. Milletimizin Her Şeyin En İyisine, En Güzeline Layık Olduğunu Biliyor Ve Bunu Sağlamak İçin Gecemizi Gündüzümüze Katarak Çalışıyoruz.”

Yeni Tip Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Sağlık Krizi Olmasının Ötesinde Özellikle Batı’da Sosyal Hastalıkların Da Artmasına Sebep Olduğunu Belirten Erdoğan, Avrupa’da Türk Vatandaşlarına Yönelik Artan Irkçı, Faşist Saldırılara Dikkati Çekti.

Protesto Kılıfı Altında Kur’an-I Kerim’lerin Yakıldığını, Mescitlerin Kapılarına Domuz Başlarının Bırakıldığını, Müslümanlara Ait İş Yerlerinin, Derneklerin Ve Kuruluşların Fişlenmesinin Artık Sıradan Vakalar Haline Geldiğini İfade Eden Erdoğan, Sözlerini Şöyle Sürdürdü:

“Her Ne Kadar Avrupalı Yöneticiler Yüzleşmekten Kaçsa Da İstatistikler Tehdidin Ulaştığı Seviyeyi Açıkça Ortaya Koymaktadır. Geçtiğimiz Yıl Önceki Senelere Göre Nefret Suçları İki Kat Artmıştır. Avrupa’da En Çok Vatandaşımızın Yaşadığı Üç Ülkede Göçmenlere Yönelik Saldırıların Sayısı 3 Bini Aşmıştır. Sadece 2020 Yılında Almanya’da 400’ü Bizim İnsanlarımıza Yönelik Olmak Üzere Toplam 900’ün Üzerinde Saldırı Kayıtlara Geçmiştir. Yine Geçen Yıl Salgının Getirdiği Kısıtlamalara Rağmen Cami Ve Cami Derneklerimize Yönelik 121 Eylem Yapılmıştır. Bu Rakamlar Esasen Buzdağının Yalnızca Görünen Kısmını Teşkil Ediyor. Çünkü Nefret Suçlarının Sadece 5’te 1’i Kayıt Altına Alınıyor. Rapor Edilmeyen Saldırıların Mevcut İstatistiklerin En Az 4-5 Katı Olduğunu Tahmin Ediyoruz. Rapor Edilen Saldırılarda İse Resmi Kurumlar Suçluların Peşine Düşmek Yerine Maalesef Mağdurlara Baskı Uyguluyor.”

“KÜLTÜREL IRKÇILIK BİRÇOK AVRUPA ÜLKESİNDE ARTIK KURUMSAL IRKÇILIĞA DÖNÜŞMÜŞTÜR”

Bugün Kültürel Irkçılığın Fransa Başta Olmak Üzere Birçok Avrupa Ülkesinde Artık Kurumsal Irkçılığa Dönüştüğünü Dile Getiren Erdoğan, 5-10 Sene Öncesine Kadar Marjinal Görülen Fikirlerin, Avrupa’daki Ana Akım Siyasi Partilerin Söylemi Haline Geldiğine İşaret Etti.

Erdoğan, Son Birkaç Yıldır Avrupa Seçimlerinin Temasını, Mültecilere, Yabancılara, Müslümanlara Ve Özellikle De Türkiye’ye Ve Şahsına Yönelik Husumet Politikalarının Oluşturduğunu Belirterek, Şöyle Devam Etti:

“Batılı Politikacılar Kendi Basiretsizliklerinin Faturasını Göçmenlere Veya Müslümanlara Keserek Toplumsal Huzursuzlukları Perdelemeye Çalışıyor. Geçtiğimiz Haftalarda Bir Fransız Televizyonunda Fransız İçişleri Bakanı’nın, Irkçı Bir Partinin Genel Başkanıyla ‘Kim Daha Fazla İslam Düşmanı’ Yarışına Girmesi İnsanlık Ve Sözde Avrupa Değerleri Adına Utanç Vericidir. Benzer Tartışmaların Farklı Düzeylerde Diğer Avrupa Ülkelerinde De Yaşandığını Biliyoruz. Aynı Şekilde Hollanda’da. 2. Dünya Savaşı Öncesini Andıran Nefret Atmosferi Siyasetten Sosyal Hayata Avrupa Genelinde Yeniden Yükseliyor. Solingen’de Vatandaşlarını Irkçı Teröre Kurban Vermiş Bir Ülke Olarak Bu Tablodan Çok Ciddi Rahatsızlık Duyuyoruz. Batılı Kurumların İslam Düşmanlığı Karşısında Üç Maymunu Oynaması Endişelerimizi Daha Da Artırıyor. Batı Medyası Irkçı Teröristleri ‘Psikolojisi Bozuk Bireyler’, Saldırıları Da ‘Adi Suç’ Olarak Yansıtıyor. Böylece Bu Suçlar Önemsizleştirilerek Irkçılığın Önü Açılıyor.”

Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) Terör Örgütünün İşlediği Cinayetlere “Dönerci Cinayetleri” Yaftası Vurulmasının Bunun En Bariz Örneği Olduğunu Belirten Erdoğan, “Sırf Kimliklerinden Dolayı 8’i Türk, 10 Yabancıyı Katleden Bu Örgüt Mensupları Maalesef Hak Ettikleri Cezaları Almamıştır. Aynı Şekilde Geçen Sene 19 Şubat’ta Almanya’nın Hanau Şehrinde 4’ü Türk, 9 Kişiyi Katleden Caninin Bağlantıları Da Karanlıkta Bırakılmıştır.” Dedi.

“TÜRKİYE OLARAK ARTIK DAHA AKTİF ROL OYNAMAKTA KARARLIYIZ”

Bu Tür Olaylarda Düzenlenen Anma Merasimlerinin Günah Çıkarmadan Ziyade Toplumu Saran Irkçılık Virüsüyle Hesaplaşma Zeminine Dönüşmesi Gerektiği Görüşünü Paylaşan Erdoğan, Avrupa Devletlerinin DEAŞ’a Karşı Gösterdiği Hassasiyeti, Neo Nazi Örgütlerle Mücadelede Göstermedikçe Benzer Saldırıların Önüne Geçemeyeceğini Vurgulayarak, Şunları Kaydetti:

“Bu Vesileyle Bir Kez Daha Irkçı Teröre Kurban Verdiğimiz Vatandaşlarımıza Allah’tan Rahmet, Ailelerine Sabr-I Cemil Niyaz Ediyorum. Avrupalı Devletler Bu Tehdidi Önemsizleştirmeye Çalışsa Da Türkiye Olarak Bu Konuda Artık Daha Aktif Rol Oynamakta Kararlıyız. Gerek Dışişleri Bakanlığımız Gerek Yurtdışı Türkler Başkanlığımız Gerekse Konsolosluklarımız Aracılığıyla Bu Tür Hadiseleri Yakından Takip Ediyoruz. İnşallah Avrupa’daki Hiçbir Vatandaşımızı Irkçılar Karşısında Hiçbir Zaman Yalnız Bırakmadık, Bırakmayacağız.”

“TÜRKİYE DÜNYADA İLK 5 ÜLKE ARASINDA YER ALMAKTADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüs Salgınının Türkiye’ye Sirayet Etmesi Ve Buna Karşı Tedbirleri Almaya Başlamalarının Üzerinden Yaklaşık 1 Yıl Geçtiğini, 18 Mart 2020’de Bilim İnsanları, İş Dünyası Ve İlgili Tüm Kesimlerle Birlikte Yaptıkları Toplantının Ardından Ortak Akıl Ve Karar Ürünü Olarak Ortaya Çıkan Kapsamlı Tedbirlerin Milletle Paylaşıldığını Hatırlattı.

Salgının Yayıldığı Dönemlerde Tedbirleri Sıkılaştırırken, Salgının Seyrinin Aşağı Yönlü Olduğu Dönemlerde De Normalleşme Adımlarını Attıklarını İfade Eden Erdoğan, Süreç İçinde Aldıkları Tedbirlerden Etkilenen Tüm Kesimler İçin İlave Destek Paketleri Oluşturduklarını Ve Bunların Uygulamaya Geçirildiğini Anlatarak, Şu Değerlendirmelerde Bulundu:

“Elbette Her Şeye Rağmen Salgın Tedbirleri Sebebiyle İşi Bozulan, Geliri Azalan Vatandaşlarımız Olmuştur. Bunları Yakından Takip Ederek Pek Çok Farklı Yol Ve Yöntemle Kendilerini Desteklemeye Çalıştık, Çalışıyoruz. Kimi Ülkelerde Sağlık Hizmetlerindeki Eksiklikler Ve Ekonomik Sıkıntılar Sebebiyle Ortaya Çıkan Kaos İkliminin Türkiye’de Oluşmasına Fırsat Vermedik. Dünyada Ve Ülkemizde Salgının Bir Yıllık Seyrinin Sonuçlarına Baktığımızda Gördüğümüz Şudur; Türkiye Hem Sağlık Hizmetleri Hem Önleyici Tedbirler Hem Ekonomik Destekler Bakımından Herkesin Takdirle Takip Ettiği Bir Yerde Durmaktadır. Hastanelerimizin Hizmet Kapasitesinden Aşılama Hızına, Ekonomik Desteklerden Üretimin Devamı Konusundaki Kararlılığımıza Kadar Her Konuda Örnek Alınan Bir Ülke Durumundayız. Bugün 9 Milyonu Bulan Aşılama Sayısıyla Nüfusunun Yüzde 10’undan Fazlasına Ulaşan Türkiye, Dünyada İlk 5 Ülke Arasında Yer Almaktadır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hiçbir Vatandaşı Doktorsuz, İlaçsız Ve Maskesiz Bırakmadıklarının, Finansal Dalgalanmalara Karşı Da Devletin Tüm İmkanlarının Seferber Edildiğinin Altını Çizerek, “Birilerinin Sürekli Sorup Durduğu Merkez Bankası Rezervlerindeki Hareketlilik Aslında Bu Dönemde Verilen Mücadelenin Ne Kadar Zor Ve Meşakkatli Olduğunun İşaretidir. Milletimiz, Devletin Kasasındaki Her Kuruşun, Bütçesindeki Her Kalemin, 84 Milyonun Ortak Geleceğini Güvence Altına Almak İçin Kullanıldığından Emin Olsun. Salgının Seyrine Göre İhtiyaç Duyulan Her Zaman Ve Her Alanda Halkımızın Her Bir Ferdinin Yanında Yer Almayı Sürdüreceğiz.” İfadelerini Kullandı.

ERDOĞAN “KONTROLLÜ NORMALLEŞME” DÖNEMİNİN AYRINTILARINI AÇIKLADI

Erdoğan, Dünyada Ve Özellikle Avrupa Coğrafyasındaki Gelişmeleri Yakından İzleyerek Salgınla Mücadele Stratejisini Sürekli Güncellediklerini Belirtti.

Bu Çerçevede Millete Daha Önce Söz Verdikleri Şekilde Bugün İtibarıyla Yeni Kontrollü Normalleşme Dönemini Başlattıklarını Aktaran Erdoğan, Tedbirlerin Sıkılaştırılmasının Da Gevşetilmesinin De Tamamen Salgının Seyri İle İlgili Olduğunun Altını Çizdi.

Erdoğan, Salgının Yayıldığı Bir Ortamda Normalleşme Adımlarını Atmanın Veya Sürdürmenin Mümkün Olmadığına İşaret Ederek, Türkiye’nin Pek Çok Devlete Nazaran Coğrafi Alan Ve Nüfus İtibarıyla Büyük Bir Ülke Olması Sebebiyle Adımların Da Kademeli Şekilde Atılması Gerektiğini Vurguladı.

Sağlık Bakanlığı Ve Bilim Kurulu’nun 100 Bin Nüfusa Düşen Vaka Sayısı Başta Olmak Üzere Çeşitli Kriterlere Göre İlleri Sınıflandırdığını Anımsatan Erdoğan, Bu Değerlendirmeye Göre 81 Vilayetin Düşük Riskli Mavi, Orta Riskli Sarı, Yüksek Riskli Turuncu Ve Çok Yüksek Riskli Kırmızı Olarak Renklere Ayrıldığını Kaydetti.

“SALGININ ARTIŞ EĞİLİMİNE GİRDİĞİ YERLERDE KISITLAMALAR TEKRAR GENİŞLETİLEBİLECEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Her Hafta Risk Durumuna Göre İllerin Renklerinin Yeniden Tespit Edileceğini Ayrıca Her İki Haftada Bir De Normalleşme Uygulamasının Güncelleneceğini Belirterek, Sözlerini Şöyle Sürdürdü:

“Valiliklerimiz Başkanlığındaki İl Hıfzıssıhha Kurullarımız Bu Güncellemeye Göre Uygulamayı Gözden Geçirecek Ve Yeni Düzenlemelere Gidecektir. Tedbirlerin Sıkılaştırılması Veya Gevşetilmesi Kararı, Salgının Her Bir İlimizdeki İyileşme Veya Kötüleşme Durumuna Göre Verilecek. Vatandaşlarımız Günlük Hayatlarının Her Anında ‘Temizlik, Maske Ve Mesafe’ Diye Özetlediğimiz Salgın Tedbirlerine Ne Kadar Riayet Ederlerse İllerinin Normalleşmeye O Kadar Hızlı Geçebilmesini Sağlayacaklar. Aksi Bir Durumda Yani Salgının Artış Eğilimine Girdiği Yerlerde Kısıtlamalar Tekrar Genişletilebilecek. Bir Başka İfadeyle Her İlimiz Salgın Tedbirlerinin Orada Ne Düzeyde Uygulanacağını Kendisi Belirleyecek.”

HAFTA SONU SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASI, DÜŞÜK VE ORTA RİSKLİ İLLERDE TAMAMEN KALKACAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bugünkü Kabine Toplantısında Normalleşme Adımlarının Prensipte Nasıl Atılacağı Hususunu Kapsamlı Bir Şekilde Görüştüklerini Belirterek, Şunları Kaydetti:

“Buna Göre, Hafta Sonu Sokağa Çıkma Kısıtlaması, Düşük Ve Orta Riskli İllerde Tamamen Kalkarken Yüksek Ve Çok Yüksek Riskli İllerde Bir Müddet Daha Pazar Günü Devam Edecek. Ülkemizin Tamamında Süren 21.00 İle 05.00 Arasındaki Sokağa Çıkma Sınırlaması İse Sürecek. Okullar, Türkiye Genelindeki Tüm Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında İlkokullarda, 8. Ve 12. Sınıflarda Eğitim Öğretime Açılacaktır. Düşük Ve Orta Riskli İllerde İlaveten Ortaokullar Ve Liseler Dahil Diğer Kademelerde De Eğitim-Öğretime Başlanacaktır. Yüksek Ve Çok Yüksek Riskli İllerimizde İse Genel Uygulamanın Dışında Sadece Liselerdeki Yüz Yüze Sınavlar Yapılacaktır. Restoran, Lokanta, Kafeterya, Tatlıcı, Pastane, Kıraathane, Çay Bahçesi Gibi Yerler, Çok Yüksek Riskli İller Dışında, Türkiye Genelinde Faaliyetlerini 07.00 İle 19.00 Saatleri Arasında Yüzde 50 Kapasite İle Sürdürebileceklerdir. Halı Saha, Yüzme Havuzu Ve Benzeri Tesisler Düşük Ve Orta Riskli İllerimizde 09.00 İle 19.00 Saatleri Arasında Faaliyet Gösterebileceklerdir.”

“KAMUNUN ÇALIŞMA SAATLERİ TÜM TÜRKİYE’DE NORMALE DÖNDÜRÜLECEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kamunun Çalışma Saatleri Tüm Türkiye’de Normale Döndürülecek, İhtiyaç Halinde Valilikler Farklı Düzenlemeler Yapabilecektir. Sokağa Çıkma Saatleri Sınırlı Olan 65 Yaş Üstü Ve 20 Yaş Altı Grubundaki Vatandaşlarımızla İlgili Düzenleme Düşük Ve Orta Riskli İllerimizde Kaldırılırken, Yüksek Ve Çok Yüksek Riskli Sınıftaki İllerde İse Sokağa Çıkma Süresi Artırılacaktır.” Diye Konuştu.

Nikah Ve Nikah Merasimleri İle İlgili Normalleşme Adımlarına İlişkin Yeni Kararları Da Açıklayan Erdoğan, Sözlerini Şöyle Sürdürdü:

“Nikah Ve Nikah Merasimi Şeklindeki Düğünler, Düşük Ve Orta Riskli İllerimizde 100 Kişi, Yüksek Ve Çok Riskli Bölgelerde 50 Kişiyi Geçmemek Ve Bir Saati Aşmamak Kaydıyla Yapılabilecektir. Sivil Toplum Kuruluşları, Meslek Odaları, Kooperatifler Ve Benzeri Kuruluşların Genel Kurulları Düşük, Orta Ve Yüksek Riskli İllerde Katılımı 300 Kişiyi Geçmeyecek Şekilde Yapılabilecektir.

Diğer Hususlardaki Uygulamaların Nasıl Olacağı Daha Önce De Belirttiğim Gibi Valiliklerimizin Başkanlığındaki İl Hıfzıssıhha Kurullarımız Tarafından Belirlenecektir. Hedefimiz Mümkün Olan En Kısa Sürede Ülkemizin Tamamında Kontrollü Normalleşme Sürecini Tamamlamaktır. Tedbirlerin Uygulanmasıyla İlgili Denetimler De Bu Çerçevede Daha Sıkı Ve Kararlı Şekilde Yürütülecektir. Salgın Boyunca Her Konuda Öncü Ve Örnek Olan Türkiye’nin Kısıtlamaların Gevşetilmesi Ve İnşallah Tamamen Kaldırılması Hususunda Da Aynı Başarıyı Göstereceğine Yürekten İnanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Alınan Kararların Ülkeye Ve Millete Hayırlı Olması Temennisinde Bulundu.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, VALİLİKLERE ‘RİSK GRUPLARINA GÖRE ALINACAK TEDBİRLER’ KONULU GENELGE GÖNDERDİ

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
3.798.333

VAKA

3.301.217

İYİLEŞME

33.702

ÖLÜM

497.116

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
135.402.690

VAKA

77.002.935

İYİLEŞME

2.928.914

ÖLÜM

58.399.755

AKTİF VAKA

Selam Tuzla | Yazmadıysa Doğru Değildir'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Selam Tuzla | Yazmadıysa Doğru Değildir'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.